Samsun KAPALI 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

SAVAŞ ÇANKAYA YAZDI…

Adanın kuzey tarafından yanaştık. Kuzey tarafı deniz seviyesinden 18 metre yüksekteydi. Az da olsa bir kısmında plaj oluşmuştu; plaja 69 basamaklı bir merdivenle iniliyordu. Adamın etrafı çok kayalık olduğundan tekneye sıfır yaklaşılmıyordu. Paranın verdiği imkanla denizin içine doğru 55 metre uzunluğunda bir çelik iskele yaptırmış. İskeleye yanaşır yanaşmaz teknedeki bütün malzemeleri indirdik.

İskelede, üç tekerlekli elektrikli kasalı bir motosiklet vardı; malzemeleri ona yükleyip, 108 metre sonra ahşap evinin önüne geldik. Kış gelmeden hazırlığını yapmış; şöminede kullanmak üzere 2 tona yakın, Karadeniz bölgesinden meşe odunu getirmişti.

Adada sadece iki kiraz ağacı vardı; biri kırmızı, biri beyaz. Kiraz mevsimi veriyordu. Cenk’in bir anısı vardı: Askere gelmeden 17 yaşlarındayken bir kıza aşık olmuş, adı Kiraz’mış. Kasabada Rizeli bir memurun kızıymış. Cenk askerdeyken kızın babasının tayini çıkmış ve kasabadan ayrılmış. Cenk kızı çok aramış ama bir türlü ulaşamamış ve unutamamış. Kiraz ağaçları yetiştirmeyi hayal edermiş.

Askere giderken sadece kendisine ait adada kiraz ağacı olmayınca, anakaradan çuvallarla uygun toprak getirip tümseklerde iki tepeye dikmiş; biri çıkmış, biri tutmamış. Şansa iki ağaç da tutmuş ve meyve vermeye başlamış. Tam 18 yıl olmuş, kiraz ağaçlarını dikelim, demiş. Ne de olsa kiraz mevsimi.

Ana karadan aldığımız yiyecek ve içecekleri eve koyduktan sonra verandaya geçtik ve biraz dinlendik. Cenk’in gözleri kiraz ağaçlarına daldı:

“Ne de güzel meyveler vermişler,” dedi ve ayağa kalktı. Kiraz ağaçlarının yanına gidip tümseğe çıkarak yaklaştı.

Kirazların ağırlığından dal neredeyse yere değiyordu. Ellerini arkaya bağlı bir şekilde, kırmızı kiraz ağacının dalından alıcı ile bir kiraz kopardı. Daha sonra, diğer tümsekteki beyaz kiraz veren ağaçta da aynısını yaparak, körpe bir kızın göğüslerini öpercesine ağzıyla kiraz kopararak yedi. Bir ada üstünde, fantaziye bak kim bilir aklından neler geçiyordu.

Gerçek ve Belgelenmiş Tarihi Olayların Etrafında Örülmüş Olan Bu Hikaye Tamamen Hayal Ürünüdür. Tüm İsimler, Karakterler, Yer ve Anlatılan Olaylar Yazarın Hayal Gücünden Doğmuş Ya da Tamamen Hayali Olarak Kullanılmışlardır. Yaşayan ve Ölü Gerçek Kişilerle Mevcut Olay ve Yerlerle Olabilecek Her Türlü Benzerlik Tamamen Raslantıdır

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Şuanda Bekir Serkan Günay adlı kişinin yorumuna cevap yazıyorsunuz. Cevabı iptal etmek için tıklayın

Tüm Yorumlar (1)

Sıradaki haber:

AKP Samsun da karıştı… O isim de istifa etti.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için gizlilik politikamızı inceleyebilirsiniz.