Samsun KAPALI 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

SAVAŞ ÇANKAYA YAZDI…

Adanın temiz havasında uyumak iyi gelmiş olacak ki, saat 10 gibi uyandım. Cenk kalkmış, geceden kalma sofrayı kaldırmış, yerine kahvaltı sofrasını kurmuştu. Evet, klasik bir cümle olacak ama tam yerinde bir atasözü: kahvaltıda bir kuş sütü eksikti.

Kahvaltıyı yaparken Cenk, benden kargodan aldığımız yeni yazıcıyı kurmamı istedi. Elinden gelen her işi yapan Cenk, bir tek elektronik eşyadan anlamazdı.

Kahvaltı bitmişti. Ben bir fincan kahve alarak çalışma masasına oturdum. Eski yazıcıyı söktüm, kargodan aldığımız yeni yazıcıyı kolisinden çıkardım. Dört fonksiyonlu bir yazıcıydı. Yazıcı, faks, fotokopi ve tarayıcı işlevlerinin hepsini bir arada sunuyordu. Yeni bir markaydı ve ismini ilk defa görüyordum: Yazıcının ismi “Wish”, modeli ise “EM3L-Y”di.

Cenk’e, “Bu markayı ilk defa duyuyorum, umarım sorun çıkarmaz,” diye uyardım. Cenk, internette bu marka ile ilgili yorumları okumuş; her pozisyonda ve her durumda iyi çalışıyormuş. Ondan sonra, yazıcıyı bilgisayara kurmaya karar verdik. Yazıcı kısmını sorunsuz çıkarıyordu. Bir de çıktı aldık; tarayıcı ve fotokopi kısmını henüz denemedik.

Cenk’in müzip bir yönü vardı; her şeyde bir cinlik düşünürdü. Yeni aldığı yazıcının fotokopi kısmına bir penis fotoğrafı koydu. Fotokopi kısmına bastık, sorunsuz şekilde çalişiyordu ve çıktıyı verdi, Cenk’in suratı asıldı. Sanki başka bir şeyler bekler gibiydi. Ben espriyi patlattı

“Çocuk çıkacak değil ya, daha o modelini yapmamışlar,” dedim.

İkimiz de bir kahkaha tufanı kopardık. Aklıma eski bozuk yazıcı takıldı. Eski yazıcıyı göstererek, “Bunu ne yapacağız?” dedim. Cenk, adada eski eşyaların başına ne geliyorsa, o yazıcının da başına o gelecek dedi:

“Sen o eski yazıcıyı al bakalım.”

Ben eski yazıcıyı aldım. Cenk ise şöminenin üzerindeki basılı, ruhsatlı çift kırma tüfeği ve eline iki adet domdom fişek aldı; evden dışarı çıktık. Evden biraz uzakta kendine bir poligon yapmıştı.

Cenk bana seslendi:

“Yazıcıyı nişan bölümünde bulunan varilin üzerine dik olarak yerleştir, bakayım.”

Ben dediğini yaptım ve tekrar yanına gittim. Cenk, iki adet domdom fişeği yerleştirdi:

“Biri senin, biri benim için,” dedi ve tüfeği bana uzattı.

Askerde bir kez ateş talimi yapmıştım. Tüfeği omzuma yerleştirdim, göz arpacık, tetik… Tetiğe hafifçe dokunmamla tüfek patladı. Hayatı ıskaladığım gibi yazıcıyı da ıskaladım. Cenk bağırdı:

“Karavana!”

Tüfeği Cenk’e uzattım. Devamlı atış talimi yaptığı tutuşundan belliydi. Tüfeği omuzuna dayamadan cep telefonunda İbrahim Tatlıses’ten “Hesabım Var” adlı şarkıyı açtı. Tüfeği omuzuna dayadı; benim gibi göz arpacık demeden peteğe dokunmasıyla yazıcının tam ortasından domdom kurşunu girdi. Yazıcının tüm parçaları poligona dağıldı.

“Tam, yazıcının parçalarını çok toplayacaksın, bırak dağınık kalsın, hallederler,” dedi. Eve geçtik, tüfeği aldığımız yere koyduk. Verandaya oturmadan iki kadeh içki alıp ayaküstü sohbete başladık.

Cenk’e sordum:

“Neden tüfeği kullanırken İbrahim Tatlıses’ten ‘Hesabım Var’ şarkısını çaldın?”

“Dar zaman deşarj oluyorum, o şarkı da,” dedi.

Gerçek ve Belgelenmiş Tarihi Olayların Etrafında Örülmüş Olan Bu Hikaye Tamamen Hayal Ürünüdür. Tüm İsimler, Karakterler, Yer ve Anlatılan Olaylar Yazarın Hayal Gücünden Doğmuş Ya da Tamamen Hayali Olarak Kullanılmışlardır. Yaşayan ve Ölü Gerçek Kişilerle Mevcut Olay ve Yerlerle Olabilecek Her Türlü Benzerlik Tamamen Raslantıdır

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (2)

Sıradaki haber:

ŞEHİR HASTANESİ ÇİLESİ BİTMİYOR. ŞİMDİ DE KANTİN KRİZİ PATLAK VERDİ!!! Saatlerce açlığa susuzluğa mahkum bırakılıyorlar…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için gizlilik politikamızı inceleyebilirsiniz.