21 Mayıs 2026 Perşembe
Samsun’ da Fetö PYD Terör örgütünün devlet kademelerinde güçlü olduğu dönemler de bu örgüte yakın işadamlarının düzenlediği kahvaltı programları bugün bazı işadamları tarafından devam ettiriliyor.
Sosyal medya da paylaşılan organizasyonların asıl amacının Samsun Ticaret Odasını ele geçirmek olduğu iddia edilirken, maliye ekiplerinin bu işadamlarını önümüzdeki dönemde denetime alacağı öngörülüyor…
Samsun Özel Haber de geçtiğimiz günlerde yayınlanan haber de Samsun da 70 e yakın avukatın da vergi denetimine takılarak ağır para cezaları yedikleri haberi kamuoyunda ses getirmişti.
Son dönemdeki yağışların ardından Yeşilırmak’ın debisinin yükselmesi nedeniyle nehir üzerinde bulunan Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu barajlarında 6’şar kapaktan 4’er tanesi, taşkın riskine karşı açılarak kontrollü su tahliyesi gerçekleştirildi.
Yetkililer, aşamalı olarak açılan baraj kapaklarıyla su seviyesinin güvenli düzeyde tutulmasının hedeflendiğini, bölgede takip ve kontrol çalışmalarının sürdürüldüğünü kaydetti.
Barajlardaki su salımı dron ile de görüntülendi.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Batıpark’ta hayata geçirdiği ve “Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı” olarak tanıtılan yeni eğlence alanı, son günlerin en çok tartışılan projelerinden biri haline geldi.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde kaydırağın kırmızı, turuncu, sarı, yeşil ve mavi renklerden oluşan uzun şeritler halinde tasarlanması ve paylaşımlarda gökkuşağı emojilerinin kullanılması, birçok vatandaş tarafından LGBT bayrağına benzetildi. Özellikle muhafazakâr ve milliyetçi çevrelerden yoğun tepki gelirken, konuyu Samsun Özel Haber sitesi gündeme taşımıştı.
Haberimizin ardından gelen kamuoyu tepkileri üzerine projede dikkat çeken bir değişikliğe gidildi. İlk tasarımda düz ve kesintisiz gökkuşağı görünümü veren şerit yapı korunmakla birlikte, LGBT bayrağına benzetilen görüntünün kırılması amacıyla renk düzeninin parçalı ve altıgen desenli hale getirildiği görüldü. Böylece aynı renkler kullanılmaya devam edilse de, ilk tasarımdaki “bayrak formu” dağıtılmış oldu. Sosyal medyada birçok kullanıcı bu değişikliği “gelen baskılar sonrası yapılan görsel revizyon” olarak yorumladı.
Edinilen bilgilere göre konuyla ilgili Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’a da çok sayıda şikayet ve mesaj iletildi. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan yorumlarda vatandaşların bir kısmı projeyi “gereksiz ideolojik çağrışım üreten bir tasarım” olarak değerlendirirken, bazı kullanıcılar ise çocuk eğlence alanlarında canlı renklerin kullanılmasının doğal olduğunu savundu. Ancak tartışmalar yalnızca renk meselesiyle sınırlı kalmadı.
Kaydırak alanına verilen “Amazonya” ismi de yeni bir polemik başlattı. Daha önce gündeme gelen “Astorya” ve “Balonya” isimleriyle birlikte değerlendirilen proje, belediyenin son dönemde kullandığı yabancı fonetikli marka dili üzerinden eleştirilmeye başlandı. Sosyal medyada paylaşılan bir görselde “Astorya”, “Balonya” ve “Amazonya” projeleri yan yana getirilirken altına mizahi şekilde “Samsunya” yazılması dikkat çekti. Paylaşım kısa sürede çok sayıda yorum ve etkileşim aldı.
Eleştirilerde özellikle Samsun’un tarihî kimliği, 19 Mayıs şehri vurgusu ve yerel aidiyet konusu öne çıktı. Birçok vatandaş, Samsun gibi güçlü tarihî hafızaya sahip bir şehirde yabancı çağrışımlı isimler yerine yerel kültürü yansıtan isimlerin tercih edilmesi gerektiğini savundu. Tartışmalara Samsunspor taraftarları da dahil olurken, sosyal medyada kaydırağın Samsunspor’un renkleri olan kırmızı, beyaz ve siyah tonlarında yapılması yönünde yoğun talepler paylaşıldı. Kullanıcılar, “Şehrin renkleri bellidir”, “Samsun’u Samsunspor temsil eder” ve “Bu projede kentin ruhu eksik” yorumları yaptı.
Böylece Batıpark’taki renkli kaydırak projesi, sıradan bir eğlence yatırımı olmanın ötesine geçerek Samsun’da kent estetiği, belediye marka dili, kültürel aidiyet ve kamusal alan tasarımı tartışmalarının merkezine yerleşmiş oldu.
Samsun’da eski İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan tok tarafından temeli atılan ancak tamamlanamayan Külliyenin alt kısmı Bim marketlerin üst segmenti olan File marketlere verildi.
Kamuoyunda yeşil sermaye olarak adlandırılan muhafazakar işadamları tarafından kurulan Bim Marketlerin üst segmenti olan File Marketin yakında açılacağı külliye inşaatının ibadete açılmadan ticarete açılması büyük tepkilere yol açacak.
Eski İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’un döneminde başlatılan ancak yeni Başkan İhsan Kurnaz’ın mali sebebleri gerekçe göstererek tamamlamadıgı külliyenin bir Vakıfa devredildiği öğrenildi.
İlkadım Belediyesi eski Başkanı Erdoğan Tok Mimarisiyle Türkiye’ye örnek olan ve inşaatı tamamlanmak üzere olan Karadeniz’in en büyük Cami ve Külliyesi ile ile ilgili Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bilgi vermişti.
Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığında da yayınlanan görüşme de Erdoğan’ın mimarisini beğendiği proje için Tok’a teşekkür ederek bir an önce tamamlanması yönünde talimat verdiği açıklanmıştı.
Cumhurbaskanı Erdoğan’ın talimatına rağmen tamamlanmayan külliyenin şimdi ibadethane yerine önce ticarethaneye çevrilmesi ve vakıf tarafından yeşil sermaye grubundan bir markete kiraya verilmesi çarpık ilişki ağını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kamuoyu şimdi külliyenin devredildigi vakfın kim olduğu ve bu vakfın File markete bu dukkanları nasıl ve ne şekilde kiraya verildigi sorularının cevabını bekliyor….
Kültür ve Turizm Bakanlığı, yapı izin belgesi, iskan ruhsatı ve işletme ruhsatı olmayan Samsun Sheraton Otel’i neden kapatmıyor?
Kaçak otelde rezervasyon skandalı: Bakanlık neden sessiz
Samsun’da kıyı kenar çizgisini ihlal ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından yapı ruhsatı ve iskanı defalarca iptal edilen Sheraton Grand Samsun Otel, hukuken “kaçak” statüsünde olmasına rağmen faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Mimarlar Odası’nın açtığı davalarla köşeye sıkışan, İlkadım Belediyesi’nin mühürleme süresi tanıdığı dev tesisin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi sitelerinde hâlâ “Turizm İşletme Belgeli” olarak listelenmesi ve rezervasyon almaya devam etmesi skandalı büyütüyor.
Samsun’da turizm ve kentleşme gündeminin en tartışmalı maddesi haline gelen Sheraton Grand Samsun Otel krizi, Türkiye’deki bürokratik ve hukuki işleyişin çarpıcı bir örneği olarak önümüzde duruyor. Samsun Mimarlar Odası’nın kıyı mevzuatına aykırılık gerekçesiyle açtığı davalar zinciri neticesinde, Samsun 2. İdare Mahkemesi otelin imar planı değişikliğini, yapı ruhsatını ve iskan belgesini iptal etti.
Yargının verdiği bu iptal kararlarının teyit edilmesinin ardından, İlkadım Belediyesi tarafından otele yönelik 30 günlük yasal uyarı tebligatı yapıldı. Ancak hukuken tamamen “kaçak” konumuna düşen, mühürlenmesi ve faaliyetlerinin derhal durdurulması gereken dev tesis, hiçbir şey olmamış gibi uluslararası rezervasyon sitelerinde müşteri kabul etmeyi sürdürüyor.
Bakanlığın listesinde “hukuki” çelişki
Skandalın en dikkat çeken boyutunu ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tutumu oluşturuyor. Normal şartlarda bir konaklama tesisine verilen Turizm İşletme Belgesi, belediyenin sağladığı yapı ruhsatı ve iskan belgesine dayandırılmak zorunda. Temel imar izinleri mahkeme eliyle iptal edilen bir yapının turizm belgesinin de hukuken geçersiz kalması gerekirken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Samsun il sitesinde otel hâlâ belgeli tesisler listesinde aktif olarak yer alıyor.
Bakanlığın imar kirliliği ve kıyı ihlali konusundaki sorumluluğu İlkadım Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na pasladığı öne sürülürken, son yıllarda belgesiz küçük otellere uygulanan katı kapatma operasyonlarının, böylesi büyük ve uluslararası zincirlere karşı esnetilmesi kent kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.
Ekonomik güç ve siyasi meşrulaştırma çabası
Milyonlarca dolarlık bu dev yatırımın mahkeme kararlarına rağmen kapatılamamasının arkasında ciddi bir ekonomik ve siyasi lobinin yer aldığı belirtiliyor. Kentin istihdamına katkı sağladığı ve uluslararası bir markayı barındırdığı gerekçesiyle korunmaya çalışılan otel için yerel idarelerin fiili mühürleme veya yıkım işleminden kaçındığı görülüyor.
Hatta otelin kurtarılması amacıyla bölgeye yönelik kruvaziyer limanı gibi yeni projeler geliştirildiği ve yeni plan değişiklikleriyle kılıf hazırlandığı iddiaları, muhalif kesimler ve Mimarlar Odası tarafından “siyasetin kaçak yapıyı meşrulaştırma çabası” olarak nitelendiriliyor.
Hukuk devleti mi, kıyı rantı mı
Bugün gelinen noktada dünya genelindeki seyahat acenteleri ve otel zincirinin kendi sitelerinde aktif olarak kapılarını açık tutan Sheraton Samsun, Türkiye’deki “hukuk devleti” ve “kıyı rantı” tartışmalarının tam merkezinde yer alıyor. Mahkemenin “kaçak” dediği, belediyenin süre tanıdığı, Bakanlığın ise resmi listelerinde koruduğu bu kördüğümün çözülmesi için ya yerel belediyenin fiili mühürleme iradesi göstermesi ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turizm belgesini iptal ederek koordineli bir yaptırım süreci başlatması gerekiyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için gizlilik politikamızı inceleyebilirsiniz.