Cenk, “İstediğim yazıcı geldi galiba,” dedi ve doğruca mesaj yollayan kargo şubesine gidip yazıcıyı teslim aldık. Eskisi bozulmuştu; tahmin edilen elektronik cihazdan hayır gelmez diye yenisini almış. Para bol nasıl olsa, yeni yazıcıyı da jipe yükleyip tekrar limana doğru rotayı çevirdik. Araba kullanırken Cenk konuşmaya başladı:
“Dar Zaman, yeni bir tekne aldım. Hem onu deneriz.”
Balıkçı tekneleri ile dolu bir limana vardık. Kasabanın başlıca gelir kaynağı balıkçılıktı. Limandan sorumlu Savaş adında bir kişi yanımıza gelip,
“Cenk Bey, sizin adınıza bir tekne geldi. Ben de limanda size ait bölüme bağladım; belki kullanırsınız diye bakımını yaptım, yakıtını tamamladım. Bir iki tur attım, maşallah saat gibi çalışıyor,” dedi ve tekneyi Cenk’e teslim etti.
Zenginlik böyle bir şey; arabadaki yaptığımız alışveriş poşetleri, daha Cenk ağzını açmadan tekneye eklendi. O dönem işine öyle tuttuğu balık çeşitlerinden de tekneye kondu. Ete bir de balık eklendi. Herkes çevresinde “Pervane Beyefendi” diye söylüyordu.
Teknede, dedikleri sürat teknesi çıktı. Etkisinden sıkılmıştım; internet üzerinden tek sahibinden almış, acil paraya ihtiyacı varmış galiba. Kayınpederinin vergi borcunu ödemek için tekneyi gözden çıkarmış. Fiyat uygun olur dedi; bizimkisi parayı bastırıp almış, sadece fotoğraflarına bakarak.
Teknenin ismi Bengü idi. Limandan sorumlu Savaş, Cenk’e:
“İsterseniz teknenin ismini değiştirelim, hoşunuza gitmediyse,” dedi.
Cenk gülümseyerek, “Bengü ve biraz da biz binelim,” dedi. Cenk’in isimlere takıntısı yokmuş.
Sürat teknesini ilk defa kullanıyorum; siftahı benimle beraber yaptın, Allah utandırmasın. Denizin üstünde yağ gibi kayıyordu. Küçük adaya doğru yola çıktık. Ana kara 1,9 mil uzaklıktaydı; 180 dönüm arazi, volkanik kayalardan oluşan bir kara parçası. Denizin ortasına çelikten uzanan bir iskelesi vardı. Üstünde, ahşaptan yapılmış, üç yatak odası ve büyük bir salonu olan bir cennet köşesi. Elektrik sorunu güneş enerjisi panelleri ile gideriliyordu. Adaya varmamız yeni tekne ile 10 dakikayı bile bulmadı.
Gerçek ve Belgelenmiş Tarihi Olayların Etrafında Örülmüş Olan Bu Hikaye Tamamen Hayal Ürünüdür. Tüm İsimler, Karakterler, Yer ve Anlatılan Olaylar Yazarın Hayal Gücünden Doğmuş Ya da Tamamen Hayali Olarak Kullanılmışlardır. Yaşayan ve Ölü Gerçek Kişilerle Mevcut Olay ve Yerlerle Olabilecek Her Türlü Benzerlik Tamamen Raslantıdır
PERSONELİNE MAAŞ VEREMEYEN BAŞKAN BAKIN NEREDE ORTAYA ÇIKTI?
1
TUTUKLU SANIKLARA YOL İŞKENCESİ…
3292 kez okundu
2
MİT’in başına Samsun’lu o isim mi geliyor…
3242 kez okundu
3
SAMSUN’DA GECE YARISI MAFYA OPERASYONU… MİKAİL YERLİ VE 56 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI…
3231 kez okundu
4
ESNAFIN PARASININ HESABI NEDEN SORULAMIYOR?
3134 kez okundu
5
Grand Motorlu Araçlar’dan Anlamlı İftar Buluşması
2989 kez okundu