“MİT ile Suriye İstihbarat Servisi’nin çalışması sonucu, Türkiye’ye karşı casusluk faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen Önder Sığırcıkoğlu Suriye-Lübnan sınırında yakalandı.”
AA tarafından servis edilen bu bilgi, Cumhuriyet’ten t24’e kadar birçok haber sitesi tarafından benzer şekilde sunuldu.
“Casusluk yaptığı tespit edilen Önder Sığırcıkoğlu Suriye-Lübnan sınırında yakalandı” başlıklarıyla verilen haberin arka planı neydi peki?
Suriyeli Albay Hüseyin Harmuş’un 29 Ağustos 2011 günü kaçırılarak Suriye’ye götürülmesi davasından 20 yıl hapis cezasına çarptırılan ve tutuklu bulunduğu Osmaniye Cezaevi’nden yarı açık cezaevine nakil olması için, 10 saatlik yol iznini kullanırken kayıplara karışan Önder Sığırcıkoğlu, aslında bir MİT elemanıydı.
32 ay cezaevinde kaldıktan sonra, yanlış müddetname düzenlenmesi ile yarı açık cezaevi hakkı elde eden ve bu hakkı kullanırken firar ederek yurtdışına kaçan Önder Sığırcıkoğlu, 12 yıldır gözlerden uzaktaydı.
Bugün yakalandığı haberleriyle bir kez daha gündeme gelen Sığırcıkoğlu, firarı sonrası basına yaptığı açıklamalarda AKP’nin Suriye politikasını eleştirerek şöyle konuşmuştu:
“2011 yılı Haziran ayının 10 ya da 11’i idi. Kurumum tarafından Suriyeli muhaliflerden bir yarbayın kampa geldiğini bildirdiler, bununla ilgili bilgi almamın, askeri faaliyetlerinin neler olduğunu ve bu faaliyetlerinin neresinde yer aldığını tespit etmemi istediler. Yaptığım tespitlerde gelen yarbayın Hüseyin Hormoush olduğunu, bu şahsın Cismişuhur’da oluşturulan silahlı muhalefetin lideri ve buradaki çatışmanın organizatörü olduğunu öğrendim. Meslek memuru olan T.L. isimli arkadaşımla birlikte Hormoush ile mülakat yaptık. Yaptığımız mülakatta; kendisinin Sünni olduğunu, katı dini tutumu olduğunu, en son 11.Tümen’de Humus şehrinde askeri inşaat dairesinde görevli olduğunu, patlayıcı konusunda uzman olduğunu söyledi. Rusya’da eğitim aldığını, görevde bulunduğu süre içerisinde kendi katı dini tutumu sebebiyle komutanlarıyla sürekli çatışma yaşadığını, Cismişuhur’daki silahlı direnişi organize ettiğini anlattı. Bu direniş sürecinde burada, Suriye güvenlik görevlilerin de Cismişuhur Postanesi’ndeki gizli dinleme yapan görevlileri etkisiz hale getirdiklerini, postaneyi ele geçirdiklerini, daha sonra kendisinin hazırladığı bir bombayı traktör römorkunda askeri birliğe götürüp, orada patlattığını, çatışma halinde olduğu kişilerin patlama sonrası sağ olanlarının kendilerine teslim olmak zorunda kaldıklarını, teslim olanların 138 tanesini öldürttüğünü, infaz ettiğini anlattı.”
O dönem Oda TV’den Ömer Ödemiş’e açıklamalarda bulunan Sığırcıkoğlu, yukarıdaki itiraflarını şu şekilde sürdürmüştü:
“Çalıştığım kurumun bu katillere bu kadar önem vermesi, sıcak davranması ve itibar etmesi beni çok çok olumsuz etkiliyordu. Onlarca yıllık dostluğumuz olduğu komşu ülkemizde cinayetler işleyenler, katliamlar yapanlarla ilişkiye geçiyor, operasyonel telefonlar veriyor ve barınıp, kollanmalarını, Suriye’ye tekrar gidip gelmelerine olanak yaratıyorduk.
O günlerde birkaç kez o bölgede çalışmak istemediğimi sorumlularıma bildirdim. Arapçayı ve bölgeyi iyi bilmem nedeniyle bu isteğim dikkate alınmadı ve aynı bölgede çalışmaya devam ettim.”
İkinci sınıf MİT elemanıydı
İkinci sınıf MİT elemanı olduğunu ve birinci sınıf MİT elemanı olabilmesi için 2 yılı kaldığını ifade eden Önder Sığırcıkoğlu, Suriyeli albayı AKP iktidarının politikalarına katılmadığı için kaçırdığını söylemişti:
“Albay Hüseyin Hormoush’un kaçırılmasını ben planladım ve ilişkilerim içerisinde olan birkaç kişiye bana yardım etmeleri için teklif götürdüm. Onlar da kabul edince, Hormoush’u arabama alıp, Suriye’ye götürecek arkadaşlara teslim ettim. Bu katil Suriye’ye adaletin karşısına çıkartılarak, katlettiği yüzlerce insanın hesabını verdi. Ben bunu asla para için yapmadım. Beni itibarsızlaştırmak için 100 bin dolar karşılığında bu işi yaptığımı söylüyorlar. Ben aylık 6 bin 500- 7 bin lira aylık maaşla çalışıyordum. Evim, arabam ve kaliteli bir yaşamım vardı. Para için yapacak olsam, bu kadar para için asla yapılmaz. Kaldı ki Suriye devletinin Hormoush’un kafasına 100 bin dolar ödül koyduğu iddiası da yalan. Böyle bir şey yok. Ben bu eylemi, kimliğim, vicdanım ve AKP politikalarına karşı tutumun nedeniyle yaptım. Hiçbir pişmanlık duymuyorum. Türkiye hükümetinin Suriye halkına yönelik tüm politikaları ihanettir. Ben buna karşı çıktım. Yüzlerce yıldır dostumuz olan bir ülkeye karşı katilleri desteklemeyi görev olarak görmedim.”
‘Suriye’ye katillerin nereden ve nasıl sokulduğunu açıklamaya hazırım’ demişti
Sığırcıkoğlu bu itiraflarını “Ben bunları her gün yaşıyordum. Pasaportsuz, nereden ve nasıl geldiği belli olmayan, binlerce kişi, yasadışı yollardan Türkiye’ye getiriliyor ve ardından Suriye sınırlarından geçişleri sağlanıyordu. Bunların bir kısmını gördüm, bir kısmını ise yaşadım. Güvenlik sağlamak için kurulmuş bir kurum, bir başka ülkenin güvenliğini bozmak için çalışıyordu. Yaptığım işe saygım kalmamıştı. İskenderun limanına gemilerle gelen silahlar, burada konteynerlara yüklenerek, TIR’larla Reyhanlı’ya taşınıyordu. Bunların geçişleri sağlanıyordu. Bunun bir parçası olmak istemiyordum. Bunun için tüm bedelleri göze alarak bir tavır koydum” diyerek sürdürmüştü.
AKP’nin Suriye politikasına karşı olduğunu ifade eden Sığırcıkoğlu, “Bu eyleme ilişkin tüm detayları, davamızda gizli olarak dinlenen ve bana ihanet edenleri tek tek açıklayacağım. Ayrıca, Suriye’ye cihatçı adı altında katillerin nereden ve nasıl sokulduğunu, silahların nasıl taşındığını ve yetkililerin bu konuda kendilerine ne talimatlar verdiğini detaylarıyla açıklamaya hazır olduğunu” söylemişti.
Kaynak: Sol Gazetesi
SAMSUN’lu BİLİM ADAMI TRT BELGESEL DE…
1
ABD’den petrol fiyatlarını düşürmek için yeni plan: Rusya yaptırımları gevşetilebilir
8952 kez okundu
2
TUTUKLU SANIKLARA YOL İŞKENCESİ…
3292 kez okundu
3
MİT’in başına Samsun’lu o isim mi geliyor…
3239 kez okundu
4
OPERASYONLAR BİNLERCE KİŞİNİN EKMEĞİYLE OYNUYOR…
3209 kez okundu
5
BU FOTOĞRAFTA BİR TERSLİK VAR!
3196 kez okundu