logo

reklam
19 Kasım 2013

Tarık Menteşoğlu…

tarıkMerhaba Dostlar Ülke genelinde olduğu gibi, şehrimiz Samsun’da da yerel seçim havasına girmeye başladık… Samsun ilçelerinde, “Benim adayım olsun, senin adayın olmasın” sürtüşmeleri partiler içerisinde sürse de, asıl büyük hesapların Samsun Büyükşehir Belediyesi için yaşandığı bir gerçek…

Her ne kadar kamuoyuna, Büyükşehir kavgası tam anlamıyla yansımıyor olsada, Türkiye’de etkili olan derin güçlerin Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile yakından ilgili olduğu bilinmelidir… Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanlık seçimindeki derin yapılanmayı iyi analiz edebilmemiz için öncelikle 2007 yılına inilmesi gerekmektedir…

Türkiye de 2007 yılında meşhur 367 krizi yaşanırken, ülkede seçim kararı alınıyordu… AKP’den ayrılıp mecliste grup kuran Erkan Mumcu’un başına geçtiği ANAP ile derin devletin önemli aktörü olduğu her platform da dile getirilen, Mehmet Ağar’ın başında olduğu DYP bir çatı altında seçimlere girme hazırlığı yapma kararı alıyorlardı…

Türkiye’de yapılmak istenen bu birliktelik, büyük heyecana neden olurken; Meclise güçlü bir partinin daha gireceğine kesin gözüyle bakılıyordu… Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’ya birleşme dilekçesi sunuluyor ve seçim listesi verileceği son gün, hiç bir ANAP’lı ismi YSK’ya bildirmeyen Mehmet Ağar nedeniyle büyük heyecan meydana getiren proje elde patlıyordu…

Türkiye’de 2008 yılına gelindiğinde ise, AKP’ye, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya kapatma davası açmış ve Ergenekon davasına start verilmesiyle tüm ülke diken üstünde günler geçiriyordu… Ana muhalefet partisi görevini o günlerde de CHP üstleniyordu… Tüm ülke, CHP’nin iki dudağının arasından ne çıkacak diye bakarken, CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç bir anda Genel Başkan adayı olduğunu açıklayarak, CHP’nin gündemini ülke gündeminden uzaklaştırıp parti içerisinde hizipçiliğin yolunu açmıştı… CHP, Haluk Koç’un bu hamlesi ile köşeye sıkışan AKP’yi unutup kendi iç çekişmesi ile meşgul olmak zorunda bırakıldı…

Haluk Koç’un, derin devletin önemli isimlerinden olduğu bilinen Korkut Eken ile belli aralıkla görüştüğü bilinmekte, hatta Mehmet Ağar’ın yapılanmasında yer aldığı iddia edilen bir işadamından seçim dönemleri araç desteği aldığı da bilinen bir gerçek… 2008 yılında Haluk Koç’un seçilemeyeceğini bildiği halde gündem değiştirmek için yaptığı adaylık çıkışı ile Türkiye’deki gündem değişmiş ve Koç sayesinde köşeye sıkışan AKP rahat nefes almıştı… Bu iki hamle sayesinde AKP gücüne güç katarak seçimlerden ezici bir çoğunlukla çıkmasına neden olmuştu… Mehmet Ağar’ın hamlesi ve Ağar’ın sağ kolu olarak bilinen Korkut Eken ile temas halindeki Koç’un hamleleri, AKP’yi büyük bir güç olarak ülkenin başında kalmasını sağlamıştır… Geçmişten hatırlatmaları yaptıktan sonra gelelim önümüzde yaşanacak yerel seçimlerde derin yapılanmanın Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı planına…

AKP bugün kendi içerisinde tek parça değildir… Değişik güç odaklarının Samsun Büyükşehir Belediyesi ile ilgili planları bulunmaktadır… Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın neden derin yapılanma için çok önemli olduğunu anlayabilmek için, Samsun’daki bankalarda kime ait olduğu bilinmeyen mevduatlara bakmak gerekmektedir… Samsun’da faaliyet gösteren bankaların mevduat hesapları incelendiğinde, Türkiye’de bankalarda bulunan mevduatlar arasında Samsun ilk 5 şehir içerisinde bulunmaktadır… Sanayisi olmayan, yatırım yapılmayan şehrin bankalarında dudak uçuklatan rakamlar dönmektedir…

Sırf bu mevduatlar nedeniyle Samsun, teşvik alan iller arasına girememektedir… Bu para benim değil, seninde değil, o zaman bu paralar kimin?.. Bu paralar, derin yapılanmanın gayri meşrudan elde ettiği kara para olduğunu herkes biliyor!.. Derin yapılanmanın, gayri meşrudan elde ettiği parasını bulundurduğu ve uluslar arası uyuşturucunun geçiş noktası olan Samsun’da, yapılanma Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kaybetmeye tahammülü yoktur… Bu çerçevede, öncelikle AKP’ye yakınlığı ile bilinen Adnan Ölmez’in yanında çalışan Ferhat Günaydın, MHP’den aday yapılmak istenmektedir… Kim çıkıp ta anlatabilir; AKP sayesinde palazlanan Adnan Ölmez’in yanında çalışan adam, gidip başka partiden aday olabilsin ve Ölmez’in yanında işine devam edebilsin?.. Eğer AKP derin yapılanmanın istediği aday ile seçime girerse Günaydın, çalışmayacak ve AKP seçimi rahat kazanacaktır… Şimdi, “Günaydın çalışsa ne olacak, sanki seçim mi kazanabilir?” diyenleriniz olabilir!.. Fakat kazın ayağı öyle değil!.. Eğer AKP, derin yapılanmanın istediği adayı göstermemesi durumunda, geçmişte kullanılan Haluk Koç kozu oynanacaktır…

Haluk Koç, CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak sahaya sürülecektir… Ferhat Günaydın için yüksek bütçeli bir seçim planı hazırlanarak seçime girilecek ve Günaydın’ın aldığı her oy AKP’nin oyunu eksiltecektir… Haluk Koç’un ismi ve vizyonuyla hareketlilik yaşayacak olan CHP, Günaydın’ın da desteği ile seçimden zaferle çıkan isim olacaktır… Tabi bu proje tamamen derin yapılanmanın istediği aday, AKP tarafından gösterilmemesi durumunda oynanacaktır… Derin yapılanmanın istediği adayın gösterilmesi durumunda ise; Ferhat Günaydın, MHP’de normal bir çalışma yapacak, CHP’de ise Haluk Koç aday olmayıp, genel merkeze kendisine yakın olan sendikacı Müşfik Veysel Erdoğan’ın aday yapılmasını sağlayacaktır… “AKP Genel Merkezi bu oynanan oyunu görmüyor mu, sen ne hayali görüyorsun?” diyenleriniz olacaktır mutlaka… Böyle düşünenlere şunu hatırlatmak gerekiyor; Derin yapılanma ve yapılanmanın Samsun’daki ayağı, AKP’nin bölünüp bölünmeyeceği ile ilgili sıkıntılarının yaşandığı boşluktan faydalanarak istedikleri gibi top koşturma sevdası ile hareket etmektedirler… Bu hafta sanırım bu kadar yeter… Önümüzdeki hafta buluşmak umuduyla…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.