logo

reklam
17 Temmuz 2013

Protokol Camii tartışması…

ceml‘VER PARASINI İSMİ

SUAT KILIÇ CAMİİSİ OLSUN’

MHP Atakum Belediye Başkan Aday Adayı Cemalettin Kola çok tartışılan Protokol Camii yer seçiminde Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın belirleyici mi olduğunu sorgulayarak, ‘o zaman versin cebinden parasını yaptırsın. Adını da Suat Kılıç Camii koysun’ dedi.

MHP Atakum Belediye Başkan Aday Adayı Cemalettin Kola Atakum ilçesinde yapılması düşünülen kamu hizmet binaları ve Protokol Camisi ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Meclis oylamasında kendisinin ret oyu verdiğini hatırlatan Kola, ‘Atakum ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak Protokol Camii yerine meclis oylamasında ret oyu kullandım. Ben Atakum’a en büyük caminin yapılmasından yanayım. En büyük camii ilçemize yapılsın hiç problem yok. Ama doğru yere yapılsın. Atakum’da protokol camii yapılması istenilen yer Tarım Lisesinin olduğu alan. Orada şu anda bile bir yoğunluk söz konusu. Emniyet hizmet binaları ve SGK binaları da o bölgeye yapılacak. Bu yapılar la beraber burada yoğun bir trafik sıkışıklığı yaşanacağını ortaya koyuyor. Halbuki İlkadım Belediye Başkanımız sayın Necattin Demirtaş çok doğru alternatif alanlarda gösterdi. Bunlardan bir tanesi eski Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinin olduğu alan. Bir de eski havaalanının olduğu alan. Her iki yerde bana göre son derece müsait. Aklımıza gelen soru şu; Yapılması düşünülen protokol camisinin yerini Büyükşehir Belediyesi mi istedi? İl Müftülüğü mü istedi? Yoksa Vilayet Makamımı istedi? Yoksa hiç biri değil de bu yer seçimini Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç mı yaptı? ‘

CEBİNDEN VERSİN YAPTIRSIN

Eğer Suat Kılıç Atatürk Bulvarında gelen geçen görsün, Bakan ne güzel camii yaptırmış desinler düşüncesiyle böyle bir işe kalkışıyorsa o güzergahta daha müsait alanlar olabilir. Özel mülkiyet sahiplerinde de böyle müsait alanlar bulunabilir cebinden parasını versin dilediği yere o camii yaptırsın. Yoldan geçenler de Bakan Bey ne güzel , ne ihtişamlı Camii yaptırmış desinler. Bence bunun hiç bir mahsuru yok. İsmine de Suat Kılıç camii mi diyor yoksa başka bir isim mi veriyor ne isim veriyorsa versin. Ama devletin parasıyla Atakum’u bu kadar yoğunluğun altına sokacak bir işe Bakan da olsan kalkışamazsın, ilçenin geleceğiyle oynayamazsın. Bu konunun Atakum halkının seçtiği meclise bire sorulmaması manidardır. Atakum Belediye Meclisi yok sayılmıştır. Bu tamamen ben yaptım oldu mantığıdır. Bunun adı tek parti iktidarının verdiği şımarıklıktır‘

ALLAH KATINDA İNSANLARI AYIRAMAZSIN

Protokol ismi de çok yanlış. Allah katında siz camiden içeri girdiğiniz zaman ne mevkiiniz ne kariyeriniz ne Bakanlığınız ne Belediye Başkanlığınız ne de Başbakanlığınız sorgulanır. Cemaatle safa durduğunuz anda herkes Allah katında eşittir. Irkınız diliniz renginiz tartışılmaz. O yüzden Protokol Camii ismi kesinlikle yanlıştır ve insanları sınıflandıran ayrıma iten bir anlayışın tezahürüdür. Hele hele Allahın evi olarak inancımız da gördüğümüz camilere bu tür isimlerin koyarsanız kamuoyunun haklı tepkisini alırsınız. Şu anda toplum da ciddi bir rahatsızlık söz konusudur

YARGI SÜRECİ BAŞLAR

Protokol caminin yer seçimine bir itiraz süreci başlatacağız. Ama yüksek ihtimalle AK Parti grubu bu süreci reddedecek. Atakum halkının görüşü alınmadan yapılması düşünülen bu çalışmalar görüldüğü gibi hem toplum da tartışmalara yol açmakta hem de yerel yönetimlerin çalışmalarını sekteye uğratarak, kamu hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinde önemli sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Bir hizmet götürülürken o hizmetin götürüldüğü ilçe halkının görüşlerinin alınması onların da rızasının olması, sivil toplum kuruluşlarına söz hakkı tanınması gerekir. Yukarıda dediğimiz gibi Ben yaptım oldu mantığı ile yapılan çalışmalar sadece yargının ağır iş yüküne yeni dosyalar ekleyerek adalet sisteminin de sağlıklı çalışmasına engel olmaktadır

‘BİZ HALKA SORACAĞIZ’

Biz de gelecek dönem de Allah nasip eder de Başkanlık görevine gelirsek meclisin dışında her mahalleden an az 5 en fazla 10 kişiden oluşan Şehir yöneticileri seçeceğiz. Meclisi yasa gereği halk oylarıyla oluşurken, bahsettiğimiz şehir yöneticilerini biz seçeceğiz. Bu seçimi yaparken kişinin partisini kesinlikle sorgulamayacağız. Hangi mahalleyle ilgili ne konu görüşülüyorsa o mahallenin şehir yöneticilerini çağıracağız. Onların görüşlerini alacağız ve mahalle halkının istemediği hiçbir çalışma meclisten geçmeyecek. Şu anda meclis toplantılarında dinleyici koltukları hep boştur. Biz orayı Şehir yöneticileri ile dolduracağız. Sadece oy hakları olmayacak söz hakları her zaman olacak. Düşüncelerini fikirlerini açık bir şekilde ifade edebilecekler, onların görüş ve önerileri doğrultusunda kararlar vereceğiz.

‘PARTİMİZİN OYLARI YÜKSELİYOR’

Türk Milliyetçiliğinin en büyük savunucusu olan partimiz MHP’nin oyları ülke genelinde yaşanan son olaylar da dikkate alındığında büyük bir artış göstermektedir. Yerel yönetimlere ve Atakum ilçemize de baktığınız zaman 2009 seçimlerinde 3 parti kıyasıya bir yarış içine oldular. Seçim sonrasında aralarında oran olarak çok fazla bir fark oluşmadı. MHP’nin Atakum’da şansı yüksektir. Artık Atakum’u yönetme sırası MHP’ne gelmiştir . Hep iktidarlar şunu söyler; Belediye Başkanı bizden olursa daha iyi hizmet alırsınız anlayışını kamuoyuna dikte etmeye çalışırlar. Bu doğru değildir. Doğru olan doğru yöneticileri iş yapabilecek insanları o koltuğa getirmektir. Siz iktidar partisinin adayı diye o adaya oy verirseniz işi bilmeyen , bilgi ve donanımı olmayan insanlar göreve gelecektir. İktidar desteği ne kadar arkasında olursa olsun hizmet üretemeyecektir. Hizmet alım noktasında zararını o ilçe halkı görecektir. Bu seçmeni kandırmaktan başka bir şey değildir.

İKTİDARDAN OLURSA YALANI

Merkezi idareden yerel yönetimlerin aldığı pay bellidir. Bunu hiçbir merkezi idare engelleyemez. Diğer gelir kaynakları kendi öz kaynaklarıdır. Esas olan bu kaynakları verimli kullanmaktır. Gelir getirici unsurları iyi belirlemek mali disiplin altına almaktır. Siz gelir kaynaklarını artırarak bu kaynakları mali disiplin altına alarak gereksiz harcamalardan kaçınırsanız yapamayacağınız hizmet yoktur. Bunu böyle değerlendirmek lazım. Borçlanmaya geldiğiniz zaman da o da kanunda bellidir. Yasa der ki bir önceki bütçe gelirlerinizin kısa vadeli borçlanmalarda yüzde 10’unu geçemez. Bunu geçerse ne olur? İçişleri Bakanlığından izin almanız gerekiyor. Eğer izin vermez ise ne yapacaksınız? Halka şikayet edeceksiniz. Ben size hizmet getireceğim ama Bakanlık bunu engelliyor diyeceksiniz. Halkın karşısında kimse duramaz. Derse o Bakan yapılacak ilk seçimlerde bunun sonucuna katlanır.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.