logo

reklam
31 Ekim 2013

Parayı aklamakla bitiremiyorlar…

tarıkMerhaba Dostlar

Öncelikle büyük bir coşku ile geçirdiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak yazıma başlamak istiyorum…

Bildiğiniz gibi, bu güne kadar, siyasete nüfuz etmiş fındıkçı baronlarının, yurtdışına tonlarca esrar, İran-Samsun-Almanya hattında her yıl 2 ton eroin ve kaçak mazot işine giriştiklerini ve bu uğurda işlenen bir çok cinayetin, M…. cinayetleri olarak bilinen faili meçhul kısmını kaleme almaya çalıştık…

Eğer 90’lı yıllardan itibaren yaşanan cinayetler aydınlatılmak istenirse, cinayetlerin arkasında yerel baronların olduğu görülecektir…

Yalnız M… cinayetleri değil 90’lı yıllarda kaçak mazot ile devlet ihalelerine giren yerel baronların, bu düzeneğini çözmek üzere olan devlet görevlisinin öldürülmesi olayı da çözülecektir!..

Esrar, eroin, kaçak mazot ve bu işlerden kazanılan kara paraları, fındık üzerinden aklama çabası sergileyen baronlar, söz konusu işlerden kazanılan kara parayı yalnız fındıktan aklamada yetersiz kalmaktadırlar…

Kazanılan meblağlar oldukça yüksek rakamlardır…

Fındıktan bir kısmını aklayan yerel baronlar, kara paranın kalan kısmını değişik yöntemlerle aklama yolunu denemektedir…

Ülkemizde 80’li yıllarda yurtdışından kara paralar, İstanbul’a, gümrüklerde bellerine paraları zula yaparak sokarlardı…

90’lı yıllara gelinip, bizim yerel baronlar, uyuşturucu ve kaçak mazot işine giriştiklerinde artık para aklama yöntemi değişmiştir…

Uyuşturucuyu yurtdışına sevk eden baronlar, fındıktan paranın bir kısmını aklarken, kalan kısmın büyük bölümünü ise yurtdışından kredi alınmış gibi göstermektedirler…

Yurtdışından kredi kuruluşlarından kredi alınmış gibi göstererek, aslında sevk ettikleri uyuşturucudan kalan paralarını ülkeye aklanmış olarak sokmaktadırlar…

Aslında ortada kullanılan kredi falan yoktur!..

Yurtdışından kullanılan krediler uluslararası ilişkiler çerçevesinde incelemeye tabi tutulamadığı için, kendilerine ait olan kara parayı uzun vadeli ödemeler gibi göstererek ülkeye sokmaktadırlar…

Geri ödemesini kimse kontrol etmediği için, kredi alınmış gibi gösterilen kara paralarını aklayıp kullanmakta ve sözde geri ödemeyi de yapmamaktadırlar…

Merkez Bankası 2013 yılı ağustos ayına ait özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcuna ait gelişmeleri yayımladı…

Ağustos sonu itibariyle, özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, 2012 yılsonuna göre 6,7 milyar dolar artarak 145,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bu sistemin kontrolden uzak olduğunu çözen baronlar, paralarının büyük bir kısmını bu şekilde aklamaktadırlar…

Bu aklama yöntemi ile öncelikle Akdeniz Bölgesi’ndeki, Fethiye’de otel ve tatil köyü işletmeleri kurmuşlardır…

Daha sonra bu işletmeleri kızlarına devreden yerel baronlar, Çarşamba’da siyasileri de kendilerine ortak yaparak 30 milyon dolar kredi çekerek HES işine girişmişlerdir…

Bir kalemde 30 milyon dolar kredi çeken yerel baronlar, bu kredi incelendiğinde de karşımıza aklanan kara para çıkacaktır…

Aklanan kara paralarını teşvik kapsamında olduğu için, turizm yatırımlarında kullanmayı arzulayan yerel baronlar, bu sayede kara paraları ile vergi indirimi gibi birçok avantajdan da faydalanmak istemektedirler…

Köy muhtarından, kabine üyesi bakanlara kadar kendilerine bağlayan yerel baronlar, Ayvacık bölgesini turizm bölgesi olarak kabul ettirip ellerindeki kara para ile turizm bölgesindeki tüm arazileri satın almaktadırlar…

Kimisine göre bu arazileri İsrailliler için topluyorlar, kimisine göreyse bakan ortaklarından aldıkları bilgilerle nükleer santral gibi bir projeyi bu bölgeye kurmak istendiği ve şimdiden bu arazileri toplayıp çok yüksek kar oranları için satacaklar…

Bu bölgede ne yapmak istediklerini zaman gösterecek ama gösterdiği zaman ise bizim yerel baronlar servetlerine servet katmış olacaklardır…

Bu hafta sanırım bu kadar yeter…

Haftaya buluşmak umuduyla…

http://www.akasyam.com/

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.