logo

12 Ağustos 2013

Kuşdili ile Twitter’a direnen köy

Karadeniz’in bereketli yaylalarında yaşayan bu insanlar, kilometrelerce öteden duyulabilen kulakları sağır edici bir şakıma yöntemi geliştirmişler.

Kuşköy sakinleri atalarının bu ahenkli dili yaklaşık 500 yıl önce geliştirdiğini söylüyor. Kuşdili aslında Türkçe’nin ıslıkla çalınan şekli. Her hece ise yaklaşık 20 sesle söyleniyor.

Bu titrek “konuşma” şekli, dil, dişler ve parmakların birlikte kullanıldığı karmaşık teknikler kakofonisinden kaynak alıyor ve gerçekten kuşların cıvıltısına benziyor.
OB-YL077_Whistl_GV_20130805204528
BU SENENIN ŞAMPIYONU ESMA KODALAK.

Çitlerin üzerinden eğilen komşular bölgeden toplanmış bir fincan çaya davet etmek, fındık toplamaya çağırmak ya da yalnızca hal hatır sormak için birbirine ıslık çalıyor.

Dik yamaçlarla çevrili vadide duran Servet Kuğu komşusuna ıslığıyla, “Çaya gelsene!” diyor. Yaklaşık 400 metre uzaktaki komşusu Hakan Eroğlu, “10 dakikaya oradayım,” diye yanıtlıyor.

Bölge yetkilileri geleneksel dillerinin dijital çağda da hayatta kalacağından emin ve burada kuşdilini kötülemek hala aykırı düşünmek olarak görülüyor.Ancak bu tiz sesli adet tehdit altında.

Onlarca yıldan bu yana çağı oldukça geriden takip etmiş olması dilin korunmasını sağlamış ancak çoğu köy sakini son yıllarda kuşdilini cep telefonuyla değiştirmiş.

Köyün gençleri ise Kuşköy’ün nağmeli tepelerinden büyük kentlerin parlak ışıklarına yönelmiş.

Beş çocuğuyla Kuşköy’den Rize’ye taşınan 35 yaşındaki çay çiftçisi Ramazan Çalık, “Bu geleneği çok seviyoruz. Ancak bu günlerde çocuklar ellerinden telefonlarını düşürmüyor,” diyor. Çalık’ın çocuklarından hiçbiri kuşdilini düzgün bir şekilde kullanamıyor. Çalık, “Çocuklarımın da öğrenmesini istiyorum ancak bizim yıllar önce kullandığımız şekilde kullanamayacakları için bu epey zor.” dedi.

Kuşköy’den çıkan bu geleneğin yeniden popülerlik kazanması için öncülük edenlerin başında ise Kuşköy Kuşdili Derneği’nin başkanı ve köyde her yıl yapılan kuşdili festivalini düzenleyen Şeref Köçek geliyor.

Kendisi de “amatör” olarak kuşdili konuşan Köçek, köyün “dünya kuşdili başkenti” haline gelerek turizmin canlanmasını ve bölgeye daha fazla para gelmesini istediğini belirtti. Beş yıl önce kuşdili derneğinin başına gelmesinden bu yana yıllık olarak yapılan festivalin de ötesine geçilmesini sağlamış. Köçek, Eylül’den itibaren köyde kuşdilini en iyi bilen iki kişiye köy çocuklarına ders vermeleri için devletten maaş bağlanacağını Kuşköy’de dünyanın ilk kuşdili derslerine başlanacağını belirtti.

Temmuz ayında gerçekleştirilen festivalde görevliler, yerel sanatçılar ve kuşdili yarışmacılarını koordine etmek için oradan ortaya koşturan Köçek, “Amacımız kuşdilini hem ülkemizde hem de dünya çapında desteklemek,” dedi. Köçek, “Dünyaya kendi tweet’leme yolumuzu göstermek istiyoruz,” şeklinde konuştu.

Köçek festivalle köye 5 bin ziyaretçi çekmeyi başardığını söylese de kuşdili ciddi halen tehdit altında.

Bu yılki festivalde Kuşköy’e gelen katılımcılar kuşdilinden çok horon tepmek ya da çevredeki seyyar satıcılardan dönerden elektrik aletlerine alışveriş yapmakla ilgiliydi.

Festivalde yapılan kuşdili yarışmasında ise vadinin bir tarafında sıralanan katılımcılar jüri huzurunda vadinin karşısındaki kişilere kuşdili hünerlerini kullanarak bazı komutlar iletti. Yalnızca sekiz kişinin katıldığı yarışma yaklaşık 15 dakika sürdü. Türk gazetecilerin gösterdiği ilgiye karşılık çoğu festival katılımcısı yarışmaya aldırış etmedi.

Bu senenin şampiyonu Esma Kodalak daha önce dört kez birinci geldiğini söylerken oğlu Emre’nin cep telefonu kullanmayı tercih ettiğini ve bu nedenle kuşdili öğrenmediğini itiraf etti.

Festivale Azerbaycanlı bir folklor ekibiyle katılan Kültür Bakanlığı yetkilisi Mahmut Salcan, “Teknoloji sanatı öldürüyor, bu konuda da durum farklı değil,” dedi.

Kuşköy kuşdilinin zenginleşip ardından düşüşe geçtiği tek yer değil. Benzer şekilde Meksika, Yunanistan ve İspanya’nın, sarp coğrafi koşullar ve seyrek nüfusa sahip, ulaşımın kısa mesafelerde dahi zor olduğu bölgelerinde de bu dili kullanan birkaç köy var. Kuşdili bu bölgelerde de unutulmaya yüz tutmuş.

Ancak Kuşköy gezegende kuşdilini bilen en yoğun nüfusa sahip olmakla ve geleneği modern teknolojinin saldırısından en iyi koruyan yer olmakla böbürleniyor.

Kendi kuşdili bilgisinin “düzgün ancak yarışma standartlarının altında olduğunu söyleyen 56 yaşındaki fındık çiftçisi Rıza Kuyu, “Burada kuşdili insanların genlerine işlemiş gibi, kuşdilini en iyi bilenler sanatçı gibiler ve herkes onları tanıyor. Teknoloji bunu elimizden alamaz,” dedi.

Kuşköy’ün kuşdili ustalarına bakıldığında kolay bir iş gibi görünse de en sevdiğiniz parçayı söylemeye çalışmaktan oldukça farklı.

Kuşdili için herkesin kendine ait bir tarzı var ancak eski kurtlardan, sonbaharda okulların açılmasıyla resmi bir kuşdili öğretmeni olmaya hazırlanan İbrahim Kodalak özellikle üç tekniğin öne çıktığını söylüyor.

Dilde sadelik yanlısı olanlar arasında popüler olan yöntem dili ağızda ters çevirerek dişlerin arkasına koymak. diğerinde ise serçe parmakları ağza götürülüp dile bastırılıyor. Bazıları ise işaret parmağını kanca gibi yapıp yanağının içine götürüyor. Bu yöntemin dişleri takma olanlar için daha uygun olduğu söyleniyor.

Kodalak, “Kuşdili ana dilimiz gibi. Ölmesine izin vermeyeceğiz,” diyor.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.