logo

reklam
21 Nisan 2014

Köşe yazısında anlattı…

TKaleme aldığı köşe yazıları ilgiyle takip edilen Tarık Menteşoğlu ses getirecek bir köşe yazısına daha imza attı.

İŞTE O YAZI

Merhaba Dostlar…

Gelinen noktada şehrimizin en büyük sorunu uyuşturucu olmuştur…

Görmezlikten gelsek de bugün, Samsun gençliği uyuşturucu batağına batmıştır…

Sokaktaki gençlik, esrar ile uyuşturucuya alıştırılırken, günümüzde gençler bonzai denen uyuşturucunun kucağında can çekişmektedir…

Yerel basında bu konuda bir duyarlılık görülmemekte…

Basın;

Vali, Başsavcı veya İl Emniyet Müdürünün, “Uyuşturucuya şehrimizde yaşama alanı bırakmayacağız” şeklindeki söylemlerine ve yakalanan 3-5 gram uyuşturucuya sayfalarında yer ayırmakla yeterli kaldıklarını görmekteyiz…

Uyanın beyler…

Şehir gençliği uyuşturucunun kucağında can çekişmekte!!!

Bundan 2-3 yıl öncesine kadar Samsun Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) ekipleri sokaklara hakimdi!!!

KOM, şehirde torbacılara nefes aldırmıyordu…

Ama son yıllarda sokak operasyonlarına ara verildiği göze kaçmamaktadır…

KOM’un, yaklaşık üç yıldır sokaktaki çetelere karşı başarılı bir operasyon yapamadığını görmekteyiz…

Bu durum, polis artık sivrisineklerle uğraşmak yerine, bataklığı kurutmayı hedeflediği yorumlarını akıllara getiriyordu!!!

Fakat, KOM sokakları uyuşturucu çetelerine adeta teslim ederken, uyuşturucu baronlarına karşı da, bu zaman kadar bir başarı sağladığı görülemedi…

Sokakta oyun oynayan çocuğa sorulsa, uyuşturucunun başındaki insanları size sayabilir…

Şimdi, emniyet güçleri kendilerini şu şekilde savunacaklardır, “Biz de biliyoruz bu işin başındaki insanları ama, arkalarına siyasetçileri almışlar. Siyasetçiler nedeniyle adeta dokunulmaz oluyorlar. Hele 17 Aralık’tan sonra, siyasi gücü olan birine dokunulmaya kalkılsa, cemaatçi yaftası yeme tehlikesi, elimizi kolumuzu bağlamakta” diyecekler…

Madem baronlara dokunulamıyor, o zaman bari eskisi gibi sokakları teslim ettiğiniz uyuşturucu çetelerine, devletin gücünü gösterseneniz…

Sokaktaki torbacıların arkasında da, siyasetçiler yok ya…

Sokaktaki torbacılara dokunulduğunda da, cemaatçi yaftası yemezsiniz ya!!!

Geçtiğimiz günlerde Gazete Gerçek’te yer alan “Kod: Arabam Arızalandı” şeklindeki, araştırma bir haber okudum…

Anlaşılıyor ki, uyuşturucu satıcılarının inine inilip, yapılan bir araştırma sonucu elde edilen bilgiler haberleştirilmiş…

Bir gazeteci sokaklara inip, bu bilgileri elde edebiliyorsa, ortada büyük bir sorun olduğu açıktır…

Haberde;

Torbacıların içicileri esrardan, bonzaiye yönlendirmek için kurdukları tezgahı anlatmakta…

Bonzainin, İstanbul’dan şehrimize giriş yaptığı sanılmakta!!!

Fakat 2009 yılında, uyuşturucu baronlarının kimyasal uyuşturucuları, Samsun’da üretebilmek için Çarşamba Bölgesinde temizlik fabrikası kurma çalışmaları yaptıkları konuşuluyordu…

Biliniyor ki, kimyasal uyuşturucular, “Hap, Bonzai gibi” ham maddeleri, temizlik malzemeleri ile uyumludur…

İstanbul’da, milyonlarca hapın ele geçirildiği operasyonların, temizlik fabrikalarında yakalandığı bilinmektedir…

Ara sıra İstanbul’dan gelen otobüslerde, 3-5 paket bonzai ve hap yakalandığı haberlerini okumaktayız…

Acaba, Samsun’da kurulan üretim merkezinin, deşifre olmaması için mi, İstanbul’dan gelen uyuşturucu ile hedef saptırarak,  polis ve kamuoyu yanıltılmaktadır!?

Kimyasal uyuşturucuların, Samsun’da üretildiği bugün-yarın ortaya çıkarsa, kimse  şaşırmasın!!!

Beni daha önceden takip eden okuyucularım, fındık üzerinden uyuşturucu ticareti yapıldığı iddialarımı, okumuşlardır…

Türkiye’de üretilen fındığın tonajını, devlet 650 bin ton alarak açıklarken, bizim fındıkçılarımız, ihraç ettikleri fındığın tonajını 850 bin ton olarak açıklıyorlardı…

Bu aradaki farkın, uyuşturucu parası olduğunu daha önceleri dile getirmiştim…

Avrupa ülkelerine değişik yollarla sevkedilen, tonlarca uyuşturucunun parasının, fındık üzerinden yurda sokulduğunu kaydetmiştim…

Son günlerde, ismi uyuşturucu ile anılan bazı isimlerin, fındıkta yaşanan don olaylarını, dillerine dolandırdıklarını görmekteyiz…

Karadeniz insanının gelir kaynağı fındıktır…

Yaşanan don olayı gerçekten bölge insanımıza büyük kayıplar yaşamalarına neden olacaktır…

Devletin, fındık işi ile uğraşan insanların mağduriyetini gidermek için en kısa sürede önlemler alacağı aşikardır…

Fakat o fındık için bağıran baron ve tetikçilerinin acısı, dondan yanan fındık değil;

Avrupa ülkelerine gönderdikleri uyuşturucuyu, fındık üzerinden aklama noktasında zorlanacakları içindir!!!

Bölgemizde üretilen fındığın yüzde 50 kadarının, dondan zarar gördüğü hesaplanmaktadır…

Fındık bu kadar zarar görürse, 650 bin ton fındığı, 850 bin ton olarak gösterip, uyuşturucu parasını fındıktan aklayanlar oldukça zorlanacaklardır…

Ayrıca uyuşturucu konusunda kulaklara, kimi yetkililerin bulaştığı dedikoduları gelmektedir…

Bizim, polisimize ve yargı organlarımıza olan güvenimiz tamdır…

Her meslek grubunda olduğu gibi, bu güzide kurumlarımıza da, sızmış çürük elmalar olabilir…

Devletin, eğer sokaklarda konuşulduğu gibi, kurumlara sızan çürük elmalar varsa, en kısa sürede onları ayıklayacağına şüphem yok…

Sanırım bu hafta bu kadar yeterli…

KAYNAK: GAZETE GERÇEK

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.