logo

reklam
10 Şubat 2014

FARAH ZEYNEP ABDULLAH

01FARAH ZEYNEP ABDULLAH (HAKAN GENCE 2014)

Farah Zeynep Abdullah muhteşem bir karışımın eseri. Annesi Türk. Anneannesi Boşnak. Babası Erbilli. Fizyolojisi gibi ruhu da biraz karma. Onu çözmek çok zor. Bir yanı fazla sorumluluk sahibi , bir yanı asi… Yeni sinema filmi ‘Bi Küçük Eylül Meselesi’ öncesinde hayat hikâyesini, işlerini ve aşkı anlattı.En iddialı işlerde olmanızın sırrı ne?

– Şans! İşlerin bu noktaya gelmesinde yüzde 70 şans, yüzde 30’u benim seçimlerim herhalde.

Artan şöhret korkutuyor mu?

– Ailem “şöhret dediğin gelir geçer” diyor. Ben de öyle düşünüyorum. Hiçbir şeye kanmamak Son iki aydır fiziğinize düzülen methiyelerin haddi hesabı yok. Aynanın karşısına geçip ne oldu bir anda diyor musunuz?

– Güzellik bakandadır. Bence ne çok kötü ne de çok iyi görünüyorum. Ayrıca hakkımda sadece güzel değil, kötü yorumlar da var.- Sosyal medyada genç Arap kızlardan ‘Ugly Farah’ yorumları okudum ve çok güldüm! İyiye de kötüye de çok takılmamak lazım. Dışardan bakmak gerekiyor bence, biraz dışardan bakmak çok zevkli. Sonuçta seninle hiç tanışmamış insanlar senin hakkında yorum yapıyorlar ve bunları duymak, okumak insanı her türlü duyguya sokabilir.Sizinle ne dertleri var?

– Kıvanç’la karşılıklı oynayan kadınların kaderi bu! Bazı izleyiciler güzelliğe veya yakışıklılığa çok takılıyor. Bu kadar takılmalarına çok şaşırıyorum. Oyunculuk asla sadece güzellikle yapılabilecek bir şey değil.İşlerinizde masum, seksi ve bizim evin kızı halleriniz var. Sizde hangisi ağır basıyor?

– Seksi olduğumu sanmıyorum. Ama bulanlara da “Aman beni seksi bulmayın” demem. Benim tek derdim enerji. O güzel olsun yeter!Burun estetiği geçirdiğiniz doğru mu?

– Burun estetiğim yok, bu haber neden nasıl çıktı anlamış değilim.

Çocukluğunuza dair hatırladığınız ilk semt, ilk ev neresi?

– Gayrettepe. Orada doğdum. Bir abim ve bir erkek kardeşim var.Her oyuncunun anlattığı klişe aile hikâyeleri dışında bir öykünüz var mı?

– Annem araba kullanmayı çok sever. 17 yaşındayken dedemin arabasına atlayıp mahallede turlarken yanlışlıkla bir arabaya çarpmış. Çarptığı araba da bir şirket arabası. Sahibiyse hâlâ çok yakın bir aile dostumuz olan Nuran Turan. Anneme ders vermek amacıyla “Gel bizim şirkette çalış borcunu öde” diyor. İşte o şirkette annem babamla tanışıyor. 30 yıldır evliler. Ve hâlâ çok âşıklar. Babam İngiltere BP’de çalışıyordu, emekli oldu. Şimdi İngiltere’de bir kuru temizleme dükkânları var.

Piercing dilimin bir parçası

Her şey bu kadar toz pembe mi?

– Yok. 13 yaşımda Saint Michel’de okumaya başlayıp huysuz, asi bir döneme giriyorum.

Derdiniz neydi?

– Kötü giden bir şey yoktu ama ergenlik ateşiyle hayat çok kötü diye düşünüyordum. Her gün Taksim’e çıkmalar, metal müzik dinlemeler… Britney Spears fanıyken Evanescence hayranına dönüştüm. O heves ve modayla hepimiz siyahlara büründük. Bateri derslerine başladım. Sonra piercing yaptırdım: Dilime, göbeğime, dudağıma…İnsan neden dilini deldirir?

– 16 yaşımdaydım, ne düşünüyordum bilmiyorum! Piercing benim için bir duruş sergileme maksatlı hiç olmadı. Artık dilimin bir parçası ve benim gizli aksesuarım oldu, bana o dönemlerimi hatırlatıyor.

Barmaid’lik de yaptım garsonluk da

Hayatta hep belirli dönemlerim oluyor. “Asiliği yaşadım, şimdi artık sorumluluk sahibi biri olacağım” deyip deli sorumlu bir evreye girdim. Lisedeyken İngiltere’ye taşındık. Tiyatro, Medya ve Fransızca seçtim. Lise bitince öğleleri garsonluk, geceleri bir kulüpte barmaid’lik yaptım, bir yılım öyle geçti. Ardından University Of Kent’te Tiyatro ve Fransızca bölümüne başladım.Üniversitenin ilk yılında tatil için İstanbul’a dönmüştüm. O zamanlar uzun süreli bir erkek arkadaşım vardı. Onun annesinin en yakın arkadaşı Lale Eren, Kanal D’de Dramalar Koordinatörüydü. İngiltere’ye dönmeme üç gün kala telefonum çaldı. Lale Abla İngiltere’ye dönmeden benimle görüşmek istedi ve büyük bir dizi projesinden bahsetti. Benim oyunculuk gibi bir hayalim yoktu. Ertesi gün görüşmeye gittim. İngiltere’ye döndükten hemen sonra çağırdılar, üniversitedeki senemi tamamladıktan sonra dondurdum ve İstanbul’a geldim. Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ye başladım.
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.