logo

reklam
23 Ağustos 2013

Çiftçi Katılım Desteği Ödemeleri Resmi Gazete’de Yayımlandı

Ancak belki de bu ekonomistlerin fiyat istikrarının finansal
istikrarın sağlanmasında yalnızca teşvik edici rolü olduğunu söylemekle
yetinmelerine, söz konusu sonuçların her dönemde geçerli olmayışı neden
olmuştur. Çünkü çalışmada 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında ABD’de
oluşan şiddetli bankacılık krizlerinin nispeten daha trafik cezası sorgulama istikrarlı
fiyat düzeylerinin varolduğu bir ortamda gerçekleştiği tespiti yer almaktadır.
Sonuç olarak, Schwartz (1995) ile karşılaştırıldığında Bordo ve Wheelock (1998)
parasal istikrarın sağlanmasının finansal istikrara ulaşılmasında önemli bir
teşvik edici unsur olarak ifade etmekle yetinmektedir. Dikkat edilirse her iki
çalışmadaki temel benzerlik, para politikası uygulamalarıyla finansal istikrar
arasında genel bir çelişkiden söz edilmemesidir. Ancak günümüz ekonomik
ortamında genel kabul gören gerçeklerden biri de, finansal sistemdeki krizlerin
istikrarlı trafik cezası sorgulama fiyat
seviyelerinde de oluşabileceğidir. Başka bir deyişle, finansal istikrarın
sağlanması için fiyat istikrarı gerekli olmakla beraber yeterli bir koşul
olamamaktadır. Bu durum geleneksel analiz tarzının kabulü olan “para politikaları
ile sağlanacak fiyat istikrarının finansal istikrar için yeterli veya teşvik
edici olması” hipotezinin de yeniden sorgulanmasını beraberinde getirmektedir.
Bu amaçla diğer bölümde ekonomide yeni ortam hipotezi başlığı altında para
politikası ve finansal istikrar ilişkisi incelenmeye çalışılacaktır.

Finansal sistem istikrarının sağlanabilmesi için para
politikaları sonucu ulaşılacak fiyat istikrarının yeterli olduğu görüşünün,
günümüz ekonomik gerçekleriyle çok bağdaşmadığı yaşanan finansal krizlerle açık
bir şekilde görülmektedir. Bu durum yukarıda atıfta bulunduğumuz Bordo ve
Wheelock (1998) tarafından yazılan makalede de http://www.odemek.com/trafik-cezasi-odeme/
daha önce değinildiği üzere aynı şekilde ifade edilmiştir. Issing’e göre (2003)
para politikası uygulamalarının finansal istikrar üzerinde önemli sonuçları
olmakla beraber, fiyat istikrarının tek başına hedeflenerek finansal sistem
istikrarının göz ardı edilmesi para politikasının optimal politika olamama
ihtimalini beraberinde getirmektedir. İşte ekonomide yeni ortam hipotezini
geleneksel analiz tarzından ayıran temel nokta, fiyat istikrarının finansal
istikrar için tek başına yeterli olmayışı veya başka bir deyişle parasal istikrarın
sağlanabilmesi için uygulanacak para politikası araçlarının bazı durumlarda
sinerjiden çok çelişki de yaratabileceğidir. Ekonomide yeni ortam hipotezinin
daha iddialı analizlerinden biride, geleneksel analiz tarzının savunduğunun
tersine, fiyat istikrarının finansal istikrar için yeterli olmadığı hatta
finansal istikrarsızlığın meydana gelmesindeki asli unsurun finansal
dengesizlikler olduğu yönündedir.

Borio ve Love (2002) bu analize ulaşılmasının temel
nedenini; düşük ve istikrarlı enflasyon dönemlerinde finansal istikrarın
oluşmasının teşvik edilebileceği, ancak söz konusu dönemlerde finansal
dengesizliklerin, enflasyonda herhangi internetten vergi borcu ödeme bir
anormal değişiklik olmamasına karşın, istikrarsızlık yaratabileceği gerçeği ile
açıklamaktadırlar. Söz konusu çalışmada Japon ekonomisine atıfta bulunulmak
suretiyle 1980’li yıllarda ülkenin düşük enflasyon dönemlerinde herhangi bir
fiyat istikrarı sorunu olmaksızın, finansal dengesizlikler sonucu nasıl
ekonomik krizlerle karşı karşıya kaldığı tartışılmaktadır. 1986, 1987 ve 1988
yılları itibariyle Japon ekonomisindeki tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) sıfır
düzeyinde internetten vergi borcu ödeme gerçekleştiği,
bu rakamın 1990 yılı sonundaki gelişmelerle ancak % 3,9 düzeyine ulaştığı
tespitinde bulunulmakta. Ancak aynı dönemde Japon menkul kıymetler endeksinin 3
kat arttığı ve ticari gayrimenkul fiyatlarında ise 3 kattan fazla artış
görüldüğü ifade edilmektedir. Ülke ekonomilerinin finansal sistemlerinde
oldukça önemli bir yer tutan menkul ve gayrimenkul piyasalarında yaşanan önemli
dalgalanmaların finansal dengesizlikler yaratmak suretiyle finansal
istikrarsızlık oluşmasında önemli bir etken olduğu ise bugün ekonomi
literatüründe dile getirilmiştir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.